Şema Terapi Derneği Etik İlkeleri

Genel Mevzuat

  1. Şema Terapi Derneği’nin tüm üyeleri burada sıralanan ilkelere uymayı kabul eder.
  2. Bu bölümde, derneğimiz üyesi olan ve şema terapi uygulama yeterliğine sahip kişiler ‘terapist’ olarak; psikoterapi hizmeti almak için başvuran kişiler ise ‘danışan’ diye tanımlanır.
  3. Derneğimiz üyelerinin, ruh sağlığı çalışanları ve yeterliliği yasal olarak kabul edilmiş olması sebebiyle, kendi mesleki etik ilkelerine uydukları varsayılmaktadır. Bundan ötürü, bu meslek gruplarına (psikiyatri, psikoloji, rehberlik ve danışmanlık) ilişkin etik ve yasal ilkeler burada ayrıca tanımlanmamıştır.
  4. Dernek üyelerinin tamamının, bilgi, beceri ve deneyimlerini herhangi bir önyargı olmaksızın paylaşması ve herkesin yararı için kullanması beklenmektedir.

Değerlendirme/Eğitim ve Tedavi Yöntemleri

  1. Bir müdahale yapılırken, danışanın klinik görüşme, gözlem ve değerlendirme araçlarıyla (şema ölçekleri) değerlendirilerek elde edilen sonuca dayanarak tekniklerin kişiye uyarlanması gerekmektedir. Değerlendirme ve tedavi yöntemleri, danışanın yararını gözetecek, zarar vermeyecek, kısa ve uzun vadede en fazla fayda getirecek özellikte olmalıdır.
  2. Değerlendirme ve tedavi sürecinde, olası tüm alternatifler, etkililik düzeyi, danışanın iş birliği ve beklentileri, müdahale zamanı ve olumlu olumsuz sonuçları elde edilen bilgi ve kanıtlar hesaba katılmalıdır.
  3. Değerlendirmeler ve kullanılan yöntemlerin tedavideki etkinliği düzenli bir şekilde ölçülerek tedavi sürdürülmelidir.
  4. Terapinin boyunca yapılan değerlendirme görüşmesi ve terapötik yöntemlerinin amacı danışana aktarılmalı, onayı alınmalı ve tedavi sürecinde yeniden gözden geçirilmelidir. Beklenen süre içinde tedavi amacına ulaşmıyorsa, yöntem ve yaklaşımın farklı olması gerekebileceği hesaba katılarak danışan başka bir terapiste yönlendirilmeli ve gerektiğinde danışan veya terapistin isteğiyle saygı ve anlayış içerisinde süreç sonlandırılabilmelidir.
  5. Yapılan değerlendirme ve uygulanan terapötik yöntemlerin danışanın faydasına olup olmadığı, sürecin sağlıklı işleyip işlemediği veya tedavinin gidişatının makul süre geçmesine rağmen nasıl olduğuna dair şüphe duyulduğunda daha kıdemli ve deneyimli bir terapistten süpervizyon alınmalıdır. Tüm tedavi süreçlerinde gerektiğinde (örn. intihar eğilimi gibi) diğer ruh sağlığı çalışanlarıyla iş birliği halinde olunması gerektiği (örn. farmakolojik takip için psikiyatrist) unutulmamalıdır.

Tedaviye Onam/İzin

  1. İşletilecek tedavi yöntemi ve uygulanacak tekniklerle ilgili danışandan onay alınması ve danışana karar verme hakkı tanınması tedavide daima yerine getirilmesi gerekli bir zorunluluktur.
  2. İşletilecek tedavi yöntemi ve uygulanacak tekniklerle ilgili danışandan onay alınması ve danışana karar verme hakkı tanınması tedavide daima yerine getirilmesi gerekli bir zorunluluktur.
  3. Ruh sağlığı çalışanı eğer danışan ile sadece tanısal ya da araştırma maksatlı görüşme yapacaksa, bu durumu açık bir şekilde kendisine açıklamalıdır.
  4. Tedavide uygulanacak yöntem, evreleri, amacı, mantığı, etkililiği/etkisizliği ve olası diğer alternatif yöntemler danışanın anlayacağı biçimde görüşmelere başlarken danışanla paylaşılmalıdır. Uygulanacak olan değerlendirme veya müdahale teknikleri etkisi bilinen bir yöntemden yerine deneme aşamasında olan yeni bir yaklaşımla ilgiliyse, danışana bu durum net bir şekilde açıklanmalı ve yazılı onam formu doldurulmalıdır.
  5. Danışan bir tedavi kurumunda yattığı için (hastane vb.) ruhsal durumu yapılacak değerlendirme ve müdahaleler için kendisinden onay alınmasına imkân sağlamıyorsa ise, kendisine istediği zaman tedaviyi sonlandırma hakkı tanınmalıdır.

Eğitim Yeterlik ve Yetkinlik

  1. Hiçbir ruh sağlığı çalışanı sahip olmadığı beceri ve bilmediği teknikleri biliyormuş gibi kullanmamalıdır. Yanı sıra, aldığı eğitimleri T.C. sınırları içerisinde tanımlanan mesleki mevzuata göre uygulama sorumluluğuna sahip olmalıdır.
  2. Psikoterapistler, aldıkları standart eğitimle kendilerine tanınan yetkinliğin ve öğretilen becerilerin sınırlarını bilmeli, sınırlarını aşan bir durumla karşılaştıklarında başka beceriye sahip terapistlere yönlendirmeli ya da bu alanda yetkin ve deneyimli olan bir süpervizörden eğitim ve yönlendirme almalıdır.
  3. Psikoterapistler, temel düzey eğitimi ve süpervizyonu tamamlamış olsalar dahi mesleki yaşamları boyunca kendilerini geliştirmek için sürekli eğitimlere, süpervizyon gruplarına, bilimsel kongre ve etkinliklere katılmalı, güncel literatür bilgisini takip etmelidir. Eğer terapist bu olanaklara sahip değilse, ulaşabildikleri diğer terapistlerle iletişime geçip akran süpervizyonuyla bilgi ve birikimlerini paylaşmalıdır.
  4. Bir ruh sağlığı çalışanının ISST (Uluslararası Şema Terapi Derneği) sertifikasyon süreçlerini tamamlayıp (temel eğitim ve süpervizyon) şema terapisti sertifikasını almadan önce kendisini o konuda yetkin bir terapist olarak tanımlamamalıdır. Yanı sıra, şema terapi sertifikasını tamamlamış bir terapist, ISST onaylı eğitmenlik sürecini tamamlamadıkça, şema terapi eğitimi açma yetkisine sahip değildir ve açanları desteklememelidir.

Mesleki İletişim

  1. Bir terapist, çok disiplinli bir kurumda çalışıyorsa verdiği kararları diğer meslektaşlarıyla da paylaşmalı, gerekirse onların görüşlerini almalı, kendi mesleki sınırlarını net ve açık biçimde ortaya koymalıdır.
  2. Tedavinin sorumluluğu terapiste verildiğinde, terapist kendi sınırları içinde yapması gerekenlere odaklanmalı ihtiyaç halinde diğer meslektaşlara danışmalıdır
  3. Terapist diğer meslektaşlarına karşı saygılı, iş birliğine açık ve destekleyen bir yapı içerisinde çalışmayı benimsemelidir.

Gizlilik

  1. Terapistin danışandan edindiği bilgiler sadece danışanı anlayarak ona yardımcı olmak maksadıyla kullanılmalı ve gerektiğinde sadece danışan yararı için diğer profesyonellerle paylaşılmalıdır.
  2. Danışana kanunen kendisine veya bir başkasına hayati zarar vermek gibi bir durum söz konusu olmadığı müddetçe bilgilerinin gizli tutulacağı bilgisi görüşmelerin en başından itibaren aktarılmalıdır. Ancak çocuk-ergen gibi danışanlarla çalışırken danışanın yararı ve reşit olmama durumu dikkate alınarak danışanın da bilgisiyle aile ihtiyaç dahilinde bilgilendirme dahilinde tutulabilir.
  3. Alınan bilgiler eğer araştırma ve eğitim maksadıyla kullanılacaksa danışanın onayı alınmalıdır, eğer danışanın izni yoksa hiçbir şekilde bu bilgiler paylaşılmamalıdır.
  4. Danışanla ilgili bilgiler herhangi bir amaçlı farklı platformlarda yayınlanacak veya bahsedilecekse, sadece yapılan işe dönük gerekli bilgiler kullanılmalı, danışanın kimliğini ifşa edici bilgiler kullanılmamalıdır.
  5. Eğer danışana ait video, ses kaydı ya da başka şekillerde bir kayıt yapılacaksa bunun kiminle (örn. diğer meslektaşlar, öğrenciler, kamuoyu gibi) paylaşılacağına dair net bir bilgi vererek izin alınmalıdır.

Araştırma ve Bilimsel Çalışmalar

  1. Danışanla tamamıyla bir araştırma kapsamında görüşülecekse bunun bir tedavi olmadığı kendisine açıklanmalı ve buna göre bir onay alınmalıdır.
  2. Bir tedavi modelinin etkinliği araştırılırken, deney ve kontrol grubunun kıyas çalışmalarında müdahalenin etkili olduğu grubun yanı sıra etkili olmadığı gruplara da uygulanmalıdır.

Danışmanın Sömürülmesi

  1. Danışanların hiçbir şekilde terapistleri tarafından maddi, cinsel veya duygusal boyutta sömürülmeleri söz konusu olamaz.
  2. Terapistin danışanla farklı ortamlarda karşılaşma ve sosyalleşme durumlarında kişisel ve profesyonel ilişkide açık bir ayrım yapılması gereklidir.
  3. Kendi özelleştiği konuya hâkim olarak, bir terapist yöntem ve tekniklerini uygulamalı, bilmediği diğer yaklaşımlarla ilgili bir kıyas içerisine girmemelidir.

Reklam

  1. Şema Terapi Derneği üyeleri, derneğin sertifikalı terapistlerinin adlarının ilan edildiği web sayfasında bilgilerini paylaşıp paylaşmama hakkına sahiptir.